Monday, June 19, 2017

Kısa Ömürlü Bir Varlık

Saat sabahın altısı.

Otobüsün sisten dolayı hızını azalttığı şu sıralar hostun sabah servisi olarak dağıttığı kahvemi yudumluyor, bir taraftan da camdan akan manzarayı yakalamaya çalışıyorum. Ve görüyorum ki yeşile sis çok yakışıyor. Üzerimde uykusuzluğun verdiği bir sersemlik var lakin güneşin doğuşunu kaçırmadığım için uzun zamandır hissetmediğim kadar iyi hissediyorum.

Sık sık yaptığım yolculuklar sayesinde kendimce edindiğim bir tecrübe var. Yolda olmak insanın algısını bir üst hatta belki birkaç üst seviyeye taşıyor ve birden kısa ömürlü bir varlık vuku buluyor insanın derinlerinde. Yolculuk bittiğinde bir şeyleri değiştirebileceğine inanan, insanı normalden daha cesur ve daha kararlı kılan bir varlık. Bu varlığı Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ında betimlediği yaratığa da benzetebiliriz: "Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarda dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar." Ve evet, yolculuğumun sonuna yaklaştıkça bahsettiğim kısa ömürlü varlık içimde kıpırdanmaya başladı. Varış noktası için sabırsızlanan ama bir o kadar da yol biteceği için üzülen ve beni hayatıma dair yeni kararlar almaya zorlayan bir varlık. Zannediyorum ki algımı üst seviyeye çıkararak bana hayatı sorgulatan da yine bu varlık.

Saat sabahın yedisi.

Yolda olmanın güzelliğini hissettiren bu sabahtan bir kaç saat sonra can verecek olan içimdeki varlığa sevgilerimle.



2 comments:

  1. Merhaba, yeni açtığım ikinci bloguma beklerim ; Link : https://derdimizkitap.blogspot.com/ :)

    ReplyDelete
  2. Merhaba blogunuzu takibe aldım, sizi de beklerim.

    ReplyDelete