Geçtiğimiz hafta Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma
Merkezi'nin ve Metin Deneyleri Alanı'nın ortak çalışması olan deneysel bir
etkinliğe katıldım: Kurgu Nakli. Adından da anlaşılabileceği gibi hayli farklı
bir etkinlikti. Zaten haber alır almaz 'Ben buna gitmeliyim!' demiştim. Etkinlikte disiplinler arası geçişe ve sanatçıların
-Murat Palta, Afşin Kum, Alper Canıgüz- yaratım süreçlerine tanıklık ettik.
Etkinlik başlamadan önce açılmaması suretiyle girişte herkese
içinde hikaye* olan bir zarf verildi. Sanatçılar bu hikayenin h'sini daha önce
okumamışlardı tabii ki. Önce Murat Palta ve biz seyirciler hikayeyi birlikte
okuduk. Akabinde Murat Palta hikayeden yola çıkarak doğaçlama çizime başladı.Hikaye
içinse diyebilirim ki; bugüne kadar okuduğum hikayelerden oldukça farklıydı. Bu
arada biz de çizimi projeksiyon vasıtasıyla yansıtılan duvardan izliyorduk.
Murat Palta'nın çizimi başarılı olmasının yanı sıra hikayeyle de
bütünleşiyordu. Tabii ki bizim için böyleydi durum. Kısa bir ara verildikten
sonra salona Afşin Kum ve Alper Canıgüz geldi. Murat Palta'nın çiziminden yola
çıkarak hikayelerini yazmak için kolları sıvadılar. Eş zamanlı olarak farklı
hikayeler kaleme alındı. Bu arada çizim süreci için de hikaye süreci için de
süre kısıtlaması vardı, 30-40 dakika kadar. Yine biz seyirciler yazma aşamasına
da şahitlik ediyorduk. Süre bitiminde
iki sanatçı da kendi kısa hikayelerini okudular. Özellikle Alper Canıgüz'ün çok
pozitif, neşeli ve espritüel olduğunu söyleyebilirim. Belki aranızda daha
önceden onu tanıyan ve yazdıklarını okuyan vardır. Ben hep denk geliyordum ama
okumaya fırsatım olmamıştı bir türlü. Ama bu etkinlikten sonra en yakın zamanda
kitaplarını okuma kararı aldım ;) Son olarak asıl hikayemiz bir kez daha
okundu. Tabii ki ikisi de çok şaşırdılar.
Etkinliğin en çok vurgulanan amacı ise herhangi bir şey ile
sınırlandırılmanın yaratım sürecini nasıl etkilediğini göstermekti diyebiliriz.
Nitekim etkinlik bitiminde yapılan söyleşide üç sanatçı da haliyle çok gerildiklerini
belirttiler. Normal hayatta da böyle değil mi zaten? Şu konuyla ilgili
kompozisyonu/araştırmayı yarına kadar yazacaksın denildiğinde ne hissediyoruz?
Yazacağımız şeyler somut bile olsa streslenmeye başlıyoruz. Ki sanat dediğimiz
alan zaten başlı başına bir dünya.
Kurgu Nakli'nin bende iz bırakmasının sebebi ise ilk kez bir
sanatçının -hatta burada üç sanatçının- yaratım sürecine tanık oldum. Gerçek
süreçlerinin bir izdüşümüydü bu süreç. Nerelerde duraksadılar, hangi bölümleri
yeniden yazdılar/çizdiler, yazarken/çizerken yüzlerindeki ifade nasıldı... her
birisine bizzat şahit olduk. Bu yazının adı şahitlik mi olsun ney ? Çünkü çok
kullandım bu tabiri.
İleride böyle bir etkinlikten haberdar olursanız muhakkak
gidin, sakın kaçırmayın derim. Hoşça kalın!
Ceset Tiryakisi , Alissa Nutling

Çok güzel bir etkinlikmiş. Anlıyoruz ki her insan ayrı bir öykü aslında...
ReplyDeletesüper bir etkinlikmiş, ilk defa duyuyorum ve yaratıcılık kısmı beni çok heyecanlandırdı ki sen şahit olmuşsun!!!
ReplyDeleteUmarım denk düşer, ben de katılmak isterim ;)
Hikaye -> Resim -> Hikaye iletimi ilginçmiş. Adının içini doldurmuş bir etkinliğe benziyor.
ReplyDeleteGerçekten de güzel bir tecrübe. Fırsatım olursa elbette ki böyle bir etkinlik olursa kaçırmam. Bizimle bu deneyimini paylaştığın için teşekkürler sevgili e.y.
ReplyDeleteBloğun da hayırlı olsun:)
Great.
ReplyDeleteKısıtlanmak, zamanı sınırlamak; oldum olası hoşuma gitmedi hiç. Serbest hissettiğim zaman daha verimli olduğumu hissediyorum. :)
ReplyDelete