Thursday, February 23, 2017

Sıradışı Bir Etkinlik: Kurgu Nakli



Geçtiğimiz hafta Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi'nin ve Metin Deneyleri Alanı'nın ortak çalışması olan deneysel bir etkinliğe katıldım: Kurgu Nakli. Adından da anlaşılabileceği gibi hayli farklı bir etkinlikti. Zaten haber alır almaz 'Ben buna gitmeliyim!' demiştim.  Etkinlikte disiplinler arası geçişe ve sanatçıların -Murat Palta, Afşin Kum, Alper Canıgüz- yaratım süreçlerine tanıklık ettik.

Etkinlik başlamadan önce açılmaması suretiyle girişte herkese içinde hikaye* olan bir zarf verildi. Sanatçılar bu hikayenin h'sini daha önce okumamışlardı tabii ki. Önce Murat Palta ve biz seyirciler hikayeyi birlikte okuduk. Akabinde Murat Palta hikayeden yola çıkarak doğaçlama çizime başladı.Hikaye içinse diyebilirim ki; bugüne kadar okuduğum hikayelerden oldukça farklıydı. Bu arada biz de çizimi projeksiyon vasıtasıyla yansıtılan duvardan izliyorduk. Murat Palta'nın çizimi başarılı olmasının yanı sıra hikayeyle de bütünleşiyordu. Tabii ki bizim için böyleydi durum. Kısa bir ara verildikten sonra salona Afşin Kum ve Alper Canıgüz geldi. Murat Palta'nın çiziminden yola çıkarak hikayelerini yazmak için kolları sıvadılar. Eş zamanlı olarak farklı hikayeler kaleme alındı. Bu arada çizim süreci için de hikaye süreci için de süre kısıtlaması vardı, 30-40 dakika kadar. Yine biz seyirciler yazma aşamasına da şahitlik ediyorduk.  Süre bitiminde iki sanatçı da kendi kısa hikayelerini okudular. Özellikle Alper Canıgüz'ün çok pozitif, neşeli ve espritüel olduğunu söyleyebilirim. Belki aranızda daha önceden onu tanıyan ve yazdıklarını okuyan vardır. Ben hep denk geliyordum ama okumaya fırsatım olmamıştı bir türlü. Ama bu etkinlikten sonra en yakın zamanda kitaplarını okuma kararı aldım ;) Son olarak asıl hikayemiz bir kez daha okundu. Tabii ki ikisi de çok şaşırdılar.

Etkinliğin en çok vurgulanan amacı ise herhangi bir şey ile sınırlandırılmanın yaratım sürecini nasıl etkilediğini göstermekti diyebiliriz. Nitekim etkinlik bitiminde yapılan söyleşide üç sanatçı da haliyle çok gerildiklerini belirttiler. Normal hayatta da böyle değil mi zaten? Şu konuyla ilgili kompozisyonu/araştırmayı yarına kadar yazacaksın denildiğinde ne hissediyoruz? Yazacağımız şeyler somut bile olsa streslenmeye başlıyoruz. Ki sanat dediğimiz alan zaten başlı başına bir dünya.

Kurgu Nakli'nin bende iz bırakmasının sebebi ise ilk kez bir sanatçının -hatta burada üç sanatçının- yaratım sürecine tanık oldum. Gerçek süreçlerinin bir izdüşümüydü bu süreç. Nerelerde duraksadılar, hangi bölümleri yeniden yazdılar/çizdiler, yazarken/çizerken yüzlerindeki ifade nasıldı... her birisine bizzat şahit olduk. Bu yazının adı şahitlik mi olsun ney ? Çünkü çok kullandım bu tabiri.
İleride böyle bir etkinlikten haberdar olursanız muhakkak gidin, sakın kaçırmayın derim. Hoşça kalın!


Ceset Tiryakisi , Alissa Nutling

6 comments:

  1. Çok güzel bir etkinlikmiş. Anlıyoruz ki her insan ayrı bir öykü aslında...

    ReplyDelete
  2. süper bir etkinlikmiş, ilk defa duyuyorum ve yaratıcılık kısmı beni çok heyecanlandırdı ki sen şahit olmuşsun!!!
    Umarım denk düşer, ben de katılmak isterim ;)

    ReplyDelete
  3. Hikaye -> Resim -> Hikaye iletimi ilginçmiş. Adının içini doldurmuş bir etkinliğe benziyor.

    ReplyDelete
  4. Gerçekten de güzel bir tecrübe. Fırsatım olursa elbette ki böyle bir etkinlik olursa kaçırmam. Bizimle bu deneyimini paylaştığın için teşekkürler sevgili e.y.
    Bloğun da hayırlı olsun:)

    ReplyDelete
  5. Kısıtlanmak, zamanı sınırlamak; oldum olası hoşuma gitmedi hiç. Serbest hissettiğim zaman daha verimli olduğumu hissediyorum. :)

    ReplyDelete