Dökülen yapraklarda ilhamı buluyorum. Bana ömrün herhangi
bir mevsim kadar kısa ve geçici olduğunu hatırlatıyor. Bu hatırlatma beynimin
kıvrımlarında şiddetli bir dalgalanma yaratsa da günlük işlerime kaldığım
yerden devam ediyorum. Sıradan. Basit. Bazen kitap okumaktan bile aciz günlük
hayatımdan bahsediyorum. Hayallerimi not ettiğim defterimin kapanmayacak hale
gelmesi bile beni alakadar etmiyor olacak ki satir aralarına bir yerlere şu
notu da iliştiriveriyorum 'gelecek sonbaharda hiç yapmadığın bir şey yap' Zira 'Neden şimdi yapmıyorum?' sorusu aklımın
ucundan bile geçmiyor. Ekimdeyiz üstelik. Sonbaharın içini en çok döktüğü,
hüznün damarlarımızda en çok dolaştığı aydayız. Bunlar da beni alakadar etmiyor
sanırım. Yastığa başımı koyduğum zaman yarin şunları bunları yapacağım diyorum
lakin o gün yapmadıklarıma da üzülmeyi
bırakalı çok oldu. Kendi oluşturduğum kısır döngümün bir numaralı
kahramanı benim ne de olsa. Uyurum, uyanırım ve yine uyurum. Arada bu döngüye
hizmet etmekten sıkıldığım da olmuyor değil tabii ki.İşte o sıkılma hissinin
geldiği o anda hemen bir şeyler yaparsam yaparım yapmazsam kalır. Üstte görmüş
olduğunuz fotoğraf da öyle bir ANımın'ın eseridir.

Fotoğrafı çok beğendim. İnsanı hayallere sürüklüyor. Ne çok şey söylenebilir.
ReplyDeleteMerhaba tesekkur ederim, dilerseniz kaynak gostererek fotografi alabilirsiniz, hatta eger soylenilecekleri yazmak isterseniz zevkle okurum, hoscakalin:)
Delete